11 May 20233 Dakika

Nilay Sayrav ile Söyleşi

Post thumbnail

Hendeseli Sanatçılarla yaptığımız Hendeseli Sanat Söyleşilerinin yeni bölümünde konuğumuz Nilay Sayrav..

  1. Nilay Sayrav isminden bahseder misiniz?

Kendimi, rengin izleyici üzerindeki psikolojik etkilerini araştıran, kendini boya resminin bütün katmanları ile ifade etmeyi tercih eden biri olarak tanımlayabilirim. Ayrıca doğanın sunduğu mevsimlerin keşfinde maceracı biri olarak da ifade edebilirim.

  1. Hangi alanda eserler üretiyorsunuz? Ürettiğiniz alanla ilk bağı nasıl kurdunuz?

Çoğunlukla yağlıboya ve zaman zaman akrilik boya ile resimler üretiyorum. Üniversite başlangıç dönemlerimde desen ile bağım güçlü olduğundan boya resmi ile aramda bir mesafe vardı. Fakat verilen bir dönem ödevi için ilk kez açık alanda yağlıboya ile çalıştığımda, hızlı fırça işçiliğinin ve jeste dayalı pentür anlayışının benim tabiatıma çok uygun olduğunu keşfettim ve bu, boya resmi ile daha derin bir bağ kurmamı sağladı.

  1. Resimlerinizin konusunu neler oluşturuyor? Üretmekten en çok keyif aldığınız başlık hangisi/hangileri?

Mevsimlerin yarattığı renk ve biçim olanaklarından yararlanarak kişisel ifademi gerçekleştirmeyi hedefliyorum. İnsan yüzlerindeki anlık duygu durumları da tıpkı mevsimlerin değişken plastik imkanları gibi beni etkiliyor. Dolayısıyla beyazı bütün imkanları ile kullanabileceğim kış manzaraları yapmaktan ve rengin beyaza doğru açıldıkça oluşturduğu armonik zenginlikten istifade etmek için portre resimleri yapmaktan keyif alıyorum.

  1. Üretim aşamasına geçmeden önce nasıl bir hazırlık süreci geçiriyorsunuz? Süreçte size eşlik eden kaynaklar var mı?

Mümkün olduğunca az ön hazırlık yapmayı tercih ediyorum çünkü duygusal aktarımın saf, dolaysız ve taze olmasının ancak koşullanmamış, sarih bir bilinç akışı ile mümkün olabileceğine inanıyorum. Ancak doğada sıklıkla gözlem yaparım. Beni üretimde tetikleyen şey mekan ve portre konuları ile kurduğum duygusal bağdır. Aynı zamanda resim yaparken dinlediğim müzikler de ilham kaynağımı oluşturur ve resmimin yönünü belirler. Hatta bazen sevdiğim bestecilerin bazı eserlerinin bende uyandırdığı ruh halini yansıtacak resimler de yaparım. Son dönemlerde Vivaldi’nin “Kış” ve Handel’in “Apollo ve Daphne” eserleri üzerine resimler yapmayı düşlüyorum.

  1. Antroposen çağında üreten bir sanatçı olmak nasıl bir durum? Bu çağın atmosferinin işlerinize etkisi nedir?

Güncel ve sosyal olaylar sanatsal üretimimin temelini oluşturmadığı için toplumsal gelişmeler çalışmalarımı radikal ölçekte etkilemiyor. Bireysel tecrübeler ve kendi zihin dünyam yaptığım işlerin konularını belirlemekte çok daha belirleyicidir. Yine de zamanın ruhu ve çağımızın olumlu ya da olumsuz etkilerinin resimlere bir ölçüde yansıdığını zamanla fark ediyorum. Bu sayede, sezgisel olarak zamanın kaydını tuttuğumuza inanıyorum.

  1. Sanat alanındaki sürdürülebilirlik politikalarıyla ilgili düşünceleriniz nedir? Geliştirmek adına neler yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Toplumu bilinçlendirme konusunda doğa ile sanat yapıtı arasındaki köprüyü oluşturan sanatçıdır. Gerek doğaya yabancı bir parçayı yeniden anlamlandırmak gerekse doğayı bir imaj üzerinden tekrar insan ile yüzleştirmek önemli bir tavırdır.Ayrica dijital platformlarda bu tavrı dünyaya tanıtmak farkındalığı arttıracaktır.

  1. Sanat sanat için midir? Yoksa sanat toplum için midir?

Bu sorunun ilk kez ortaya atıldığı 20. yüzyıl başlarında, bir sanatçı “Sanat, sanat olsun da ne için olursa olsun” demiş. Bu önerme sanata ve sanatçıya, mesleğinin gerektirdiği ustalık ve donanım dışında bir başka misyon yüklenmesini doğru bulmadığımdan, benim sanata olan bakışımı büyük ölçüde desteklemektedir. Ben, başladığım günden bugüne sanatı kişisel tatmin ve duygusal ifade için yapmaktayım.

Share:

Etik Üretim, Sorumlu Tüketim

menü

takipte kal

Hendeseli Blog © 2023 | Tüm hakları saklıdır.